Son yıllarda sadece Akupunktur değil, Tamamlayıcı Tıp kapsamı içerisine giren diğer bütün klasik tedavi yöntemleri toplum ve hekimler tarafından kabul görmeye başladı. Birçok sebebi olmasına rağmen en önemlisinin hekimle hasta ilişkisini ön planda tutan, şefkat öğesini belirginleştiren ve yan etki ihtimalini asgariye indiren yöntemler olmaları sebebiyle rağbetin artması diyebiliriz. Özellikle akupunktur yeni çıkan yasalar çerçevesinde Türkiye’de sadece Tıp Doktorlarının aldığı özel bir eğitimden sonra uygulanabilir bir tedavi şekline dönüştü. Bir kişinin Türkiye’de akupunktur yapabilmesi için tıp doktoru olmak yeterli değil aynı zamanda akupunktur konusunda uzmanlık eğitimi de alması gerekiyor. Bu eğitimi alan hekimler  bugün bir çok hastada inanılmaz olumlu neticeler alıyorlar. Başından itibaren bu alanın Sağlık Bakanlığı tarafından kontrol altında bulundurulmasının suiistimalleri engellediği ve hasta memnuniyetini arttırdığını söyleyebiliriz.