Çin’ den çıktığı kabul edilen ve kökeni 5000 yıl eskiye dayanan bir tedavi biçimidir. Vücudun belli noktalarına ilk zamanlarda taş ve odun parçalarından yapılan, şimdilerde çelik, gümüş ve altından yapılmış iğnelerin batırılması esasına dayanır. Bu tedavi yönteminde vücudun belli noktalarından geçen ve meridyen adı verilen göreceli çizgiler üzerinde bulunan kimi noktalar değişik hastalıklarda iğnelendiği zaman hastanın şikayetleri geçmektedir. Doktorun hasta ile yaptığı görüşmede edindiği kanaat ve teşhise göre belirlediği bu noktalar uygun olan iğne tipi ile yine doktorun belirlediği süre ve sıklıkta iğnelenir. Çoğunlukla ağrı ve zayıflama tedavisinde kullanılan bu yöntem son yüzyılda özellikle kulak akupunkturunun tanımlanması ve esaslarının belirlenmesi ile WHO ( Dünya Sağlık Örgütü) nün tedavi protokolleri içerisinde çok önemli bir yere oturmuştur. Bugün WHO tarafından 60 kadar hastalıkta Akupunktur birinci tedavi seçeneği olarak önerilmektedir.

Akupunktur bel ve boyun fıtıkları başta olmak üzere bir çok romatizmal hastalıklar,  bazı cilt hastalıkları, sigara ve alkol kullanımı gibi bağımlılık tedavileri, başta astım olmak üzere akut ve kronikleşen solunum yolu hastalıkları, gastrit ve ülser gibi sindirim sistemi hastalıkları, menopoz hastalıkları ve adet dönemi ile ilgili sorunlar, guatr ve diabet gibi endokrin sistem hastalıkların yanında; günümüzde stresli yaşam koşullarına bağlı olarak ortaya çıkan ve kişinin günlük yaşamında konforunu  bozan; migren, uyku bozuklukları, depresyon ve psikosomatik hastalıklar gibi geniş bir tedavi alanı vardır.

Akupunktur Tedavileri için aşağıdaki görsellere tıklayarak daha geniş bilgi alabilirsiniz.